YERLİ SİLAH SANAYİ FORUMU

Üye olmak için bugün ücretsiz bir hesap açın! Oturum açtıktan sonra, kendi konularınızı ve gönderilerinizi ekleyerek bu siteye katılabilecek, ayrıca kendi özel gelen kutunuz aracılığıyla diğer üyelerle bağlantı kurabileceksiniz!

Türkiye Karadeniz’deki hidrojenle 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak

ADMİN

Administrator
Yönetici
Katılım
9 Kas 2023
Mesajlar
1,884
Tepkime puanı
46
Puanları
48
Doğalgaz rezervleriyle adını duyuran Karadeniz'den yakın gelecekte farklı müjdeler de gelecek. Türk bilim insanları tarafından geliştirilen yeni yöntemle Karadeniz'deki hidrojen sülfürün yüzeye çıkarılıp ayrıştırılması planlanıyor. Uzmanlara göre, Türkiye'nin yaklaşık 100 yıllık enerji ihtiyacı buradan karşılanabilecek. Projenin hayata geçmesi halinde Türkiye'nin buradan trilyon dolar değerinde enerji elde edebileceği konuşuluyor. 1 kilogram hidrojen 2.1 kg doğal gaz veya 2.8 kg petrolün enerjisine sahip. Türkiye'nin son dönemlerde en önemli konu başlıklarından biri yeni bulunan enerji rezervleri. Karadeniz'de bulunan doğal gazın bu yıl içerisinde kıyıya ulaşması bekleniyor. Bir yandan gazla ilgili çalışmalar devam ederken diğer yanda bölgedeki hidrojen sülfür rezervleriyle ilgili de önemli gelişmelere şahitlik edebiliriz.
Türkiye Karadeniz'deki hidrojenle 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak
Türkiye Karadeniz'deki hidrojenle 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak Dünyanın günümüzde en önemli sorunlarından biri fosil yakıtlar ve onların doğaya verdiği zarar. Fosil yakıtlarla ilgili diğer bir sıkıntı da rezervlerin giderek azalması. Haliyle hem çok temiz hem de enerjisi yüksek kaynaklar öne çıkıyor. Hidrojen de bunların başında geliyor. Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerjiyi barındırıyor. Rakamlarla anlatmak gerekirse, 1 kilogram hidrojen 2.1 kg doğal gaz veya 2.8 kg petrolün enerjisine sahip. Ancak temel bir sorun var. Hidrojen doğada serbest halde değil bileşikler halinde bulunuyor ve en çok bilinen bileşiği su. Suyun elektrolizi en basit hidrojen üretme metodu olarak bilinse de bu işlem yüksek maliyetli. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) görevli bir grup bilim insanı geliştirdikleri yeni formülle hidrojen sülfürü diğer tekniklere göre çok daha ucuza ayırabilecekleri görüşünde. Patent çalışmaları devam eden ve KTÜ Teknoloji Transfer Merkezi'nden de destek gören projenin detaylarını konunun uzmanlarıyla konuştuk.

HİDROJEN GAZI NASIL ELDE EDİLİR?​

Hidrojen elde etmek için birçok farklı yöntem vardır. Birincisi, hidrojenin fosil yakıtlardan elde edilmesi mümkündür. Bu bağlamda metan gazındaki hidrojen ve karbon monoksit gazları, doğal gazdaki hidrokarbonların buharla reformasyonu ile ayrılabilmektedir. Ayrıca temel olarak karbon, kükürt, hidrojen ve oksijen gibi elementlerin birleşimi olan kömürün gazlaştırılması sonucunda hidrojen ve karbon monoksit açığa çıkar. Fosil yakıtlardan hidrojen üretiminin en önemli avantajı düşük maliyetidir. Öte yandan atmosfere karbon salınımına neden olması çevre kirliliğine neden olduğu için bu sürecin olumsuz yanı olarak değerlendirilmektedir. Diğer yandan hidrojen yenilenebilir enerji kaynaklarından da elde edilebilir. Bu yöntemin temel prensibi, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriğin suyun elektrolizinde kullanılmasıdır. Böylece elektrik israfı olmayacak ve atmosfere karbon salınımı olmayacaktır. Bu işlemde suya verilen doğru akım ile sudaki hidrojen ve oksijenin ayrılması sağlanır
HİDROJEN GAZI NASIL ELDE EDİLİR?
HİDROJEN GAZI NASIL ELDE EDİLİR? Hidrojen sülfür, hidrojen enerjisi elde etmek için kullanılabilecek başka bir kaynaktır. Sudaki hidrojenin ayrılması için kullanıldığı için bu işlemde elektroliz de kullanılır. Buna karşılık, hidrojen sülfüre uygulanan elektroliz, suya uygulanandan çok daha az maliyetlidir. Bunun temel nedeni, hidrojen ve kükürt arasındaki bağın, su molekülü içindeki bağdan çok daha zayıf olmasıdır. Dolayısıyla bu süreçte verilecek enerji miktarı da çok daha azdır. Daha önce de belirtildiği gibi hidrojen enerjisi üretiminde en önemli sorunlardan biri yüksek maliyettir. Bu kolaylık aynı zamanda bu enerjinin elde edilmesi sürecinde maliyetlerin düşmesine de katkı sağlayacaktır. Karadeniz’in derinliklerinde de çok ciddi miktarda hidrojen sülfür bulunmaktadır. Bu gaz çok zehirlidir ve çok kötü bir kokusu vardır. Karadeniz’in en önemli özelliklerinden biri, derinliklerinde oksijen bulunmamasıdır. Bu durum Karadeniz’in derinliklerinde zehir oluşumuna neden olur. Burada büyüyen bakteriler de hidrojen sülfür üretir. Bu durum göz önüne alındığında hidrojen sülfür rezervleri kullanılarak elde edilen hidrojenin iki temel avantajı olacağı anlaşılmaktadır. İlk olarak, Türkiye’nin elde edilecek yaklaşık 100 yıllık hidrojen enerjisinin enerji ihtiyacını karşılayabileceği kabul edilmektedir. Bu sayede Türkiye’de enerjinin dışa bağımlı olmaması durumu söz konusudur. Bu durum ülkenin ekonomik performansını olumlu yönde iyileştirecektir. Öte yandan hidrojen sülfür gazının bu şekilde değerlendirilmesi ile bu gazın Karadeniz üzerindeki olumsuz etkilerinden kurtulmak mümkün olabilir.

KARADENİZ'DEKİ REZERVLER İLK SIRADA GELİYOR​

Prof. Dr. Teoman Ayhan, emekli bir öğretim üyesi. Son olarak Bahreyn'de deniz suyundan içme suyu elde edilmesi projesinde yaklaşık 20 yıl çalışmış bir isim. Türkiye'ye döndükten sonra Karadeniz'deki hidrojen sülfürün yüzeye çıkarılabilmesi için ciddi emek harcamış. Prof. Dr. Ayhan, dünyada hidrojen sülfürün en çok bulunduğu yerin Karadeniz olduğu bilgisini paylaşıyor. Karadeniz'in dışında Kanada ve Hindistan'ın da bazı bölgelerin bulunuyor ancak miktar bizdeki kadar değil. Denizin dibindeki hidrojen sülfürü nasıl yüzeye çıkaracakları ne hangi yöntemle ayıracaklarını merak ediyoruz. Herkesin anlayabileceği bir şekilde anlatıyor. Gazoz örneğinden yola çıkıyor ve kapak açıldıktan sonra gaz moleküllerinin yukarı doğru çıktığını anımsatıyor. Geliştirdikleri teknikle Karadeniz'de yüzeyin 150-200 metre altındaki hidrojen sülfürü yukarı çıkaracaklarını ve yüzeyde ayrıştıracaklarını geriye kalan suyu yeniden denizin dibine yollayacaklarını söylüyor. Son yapılan araştırma sonuçlarının, Karadeniz'de hidrojen-sülfür oluşumunun giderek yükseldiğini gösterdiğini aktaran Şahin, ayrıca bu kaynaklara Karadeniz'in 30-40 metre altında bile rastlandığını belirtti. Dr. Şahin, yaklaşık 5 yıl süren araştırmaları sonunda, Karadeniz dip sularında yoğun olarak bulunan hidrojen sülfürden hidrojenin ayrıştırılarak bir enerji üretimine yönelik ar-ge çalışmalarını tamamladıklarını belirtmişti. Dünyanın günümüzde en önemli sorunlarından biri fosil yakıtlar ve onların doğaya verdiği zarar. Fosil yakıtlarla ilgili diğer bir sıkıntı da rezervlerin giderek azalması. Haliyle hem çok temiz hem de enerjisi yüksek kaynaklar öne çıkıyor. Hidrojen de bunların başında geliyor.

"HİDROJEN GAZI ELDE ETMEYİ BAŞARDIK"​

''Çalışmamız, enerjiden kaynaklanan cari açığın yüksek değerlerde olduğu ve önemli bir sorun olarak tartışıldığı bu günlerde yerli bir kaynağın kullanılabileceği husunda ümitlerimizi arttırdı. Hidrojen sülfürlü suyu, geliştirdiğimiz bir katalizör sistemi üzerinden geçirerek ekonomik koşullarda hidrojen gazı elde etmeyi başardık. Projemizde, Karadeniz'in 40 metre altında bulunan kaynağın değerlendirilmesi ve ülke ekonomisine katılması hususunda ilk ciddi sonuçlara ulaşıldı. Şimdiye kadar Karadeniz'deki rezerv tespitleri için yalnızca Rusya, Gürcistan, Ukranya, Romanya gibi ülkelerde çalışmalar yapılmıştı. Ülkemizin de bu konuda eş zamanlı çalışması lazım.''

Karadeniz'in dip sularında en az 30 milyar ton hidrojen sülfür gaz var​

Karadeniz'in dip sularında en az 30 milyar ton hidrojen sülfür gazının olduğunu öğreniyoruz. Bu rezervin bir şekilde Türk ekonomisine kazandırılmasının hayati olduğundan bahsediyor Prof. Dr. Teoman Ayhan. Hidrojeni ayrıştırmak için geliştirdikleri formülle ilgili kamudan da destek beklediklerinin altını çiziyor Ayhan ve "Geçmişte SSCB döneminde Ruslar bu işle ilgili çok çalıştı. Ancak ortaya koydukları formülün uygulanması çok pahalıydı. Biz şimdi çok ucuza hidrojen sülfürü çıkaracağız. Ortaya koyduğumuz projeksiyonda işletim sistemi çok ucuz. Sadece ilk yatırım maliyeti var. O da elde edilecek gelire kıyasla oldukça cüzi. Hidrojeni ayrıştıracağız. Sülfür de son derece kritik. Elde edeceğimiz sülfürü de hem tarımda hem de milli savunma sanayiinde kullanacağız" diyor.
Karadeniz'in dip sularında en az 30 milyar ton hidrojen sülfür gaz var
Karadeniz'in dip sularında en az 30 milyar ton hidrojen sülfür gaz var

Doğal gazın ardından sıra hidrojene gelecek​

Prof. Dr. Abdülaziz Güneroğlu de projede katkı sunan isimlerden. KTÜ Deniz Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. Karadeniz'in iki tabakalı yapısına dikkat çekiyor. Alt tabakadaki oksijensiz alanda çok ciddi miktarda hidrojen sülfür olduğunu söylüyor. Denizin ekolojik açıdan zarar görmeden hidrojen sülfürü çıkarılması gerektiğini belirten Güneroğlu, dikkate değer bir öneride de bulunuyor. Karadeniz'in farklı bölgelerinde hidrokarbon arama faaliyetleri devam ediyor. Bu platformlardan birinde ilgili kurumla ortak hareket edip hidrojen sülfür çıkarabilme konusunda çalışabileceklerini kaydediyor. Bedir Ünver de KTÜ Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışan ve bu projede önemli sorumluluklar üstlenen bir isim. Hidrojenin çok temiz bir yakıt olduğunu, petrole göre iki kat, doğalgaza göre üç kat daha fazla enerji çıkardığını anımsatıyor. ABD ve AB ülkeleri başta olmak üzere dünyanın hidrojenle ilgili projelere yüzlerce milyar dolar ayırmasının temelinde bu var. "Hidrojen sülfürün ayrıştırılması suya göre 3 kat daha ucuz ve pek çok endüstriyel faaliyette kullanılan sülfür getirisi var" bilgisini paylaşan Ünver, geliştirdikleri yöntemle hidrojen sülfürü yüzeye çıkarıp, ayrıştırmaları hususunda dikkat çekici başka bir noktaya da işaret ediyor. Karadeniz'de 150-200 metre derinlikten sonra canlı yaşamı olmadığını, dipte yer alan hidrojen sülfürün giderek yukarı doğru çıktığını anlatıyor. Daha net bir ifadeyle, dipteki hidrojen sülfürün hasat edilmeyip de yüzeye doğru çıkmasının Karadeniz'deki canlı varlığı için çok tehlikeli bir süreci tetikleyebileceğinden bahsediyor.

TRİLYON DOLARLIK MÜJDE! TÜRKİYE'YE 100 YIL YETECEK: PETROL VE GAZA RAKİP​

Böylesine önemli bir projenin elbette ekonomik açıdan da ciddi katkıları olacak. Bedir Ünver bu duruma da açıklık getiriyor. Literatür çalışmalarına göre burada mevcut olan hidrojen sülfür miktarı 28-63 milyar ton aralığında. Türkiye'nin yaklaşık 100 yıllık enerji ihtiyacının buradan karşılanabileceğini söylüyor Ünver ve "10 trilyon dolar değerinde hidrojenden, 5 trilyon dolar değerinde bir sülfürden bahsediyoruz." diyerek bölgedeki enerjinin ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor.

Binali: Karadeniz'de dünyanın ihtiyacının 45 katı hidrojen sülfür var​

KARADENİZ'DE HİDROJEN SÜLFÜR VAR: Çünkü en uzun kıyı şeridi bize ait. Karadeniz'in bizim olan kısımlarında ve karşı tarafta 150 metre aşağıda hidrojen sülfür var. Bu geleceğin en temiz yakıtı. Hidrojeni sülfürden ayırıyorsunuz. Buradaki hidrojen sülfür miktarı o kadar fazla ki şu anda teknolojisi tam gelişmedi ama bütün ülkeler bütün imkanlarıyla 2030-2040'ta. Dünyanın ihtiyacının 45 katı. Bu enerji ortaya çıkacak. Bunu nasıl son noktalara taşıyacağız? Bir kanal yetmez, bir kanal da belki gerekecek. Biz yapmazsak bunu başkaları yapacak.
 

Reklam

Çevrim içi üyeler

Şu anda çevrim içi üye yok.
Üst